Ya herkes bu karşılaştırmayı yapıyo ve sonunda akılalmaz yerler varabiliyo bu tartışma…Kimisi diyo ki bana bu yeter bana şu yeter o symbianda da var bu iphone yok falan..Arkadaşlar sizin münferid ihtiyaçlarınız ya da size lazım olan şeyler değil buradaki mesele.Mesele şu: dünyada en çok pazar payını hangi OS aldı..OS’lerin ve telefonların avantajları dezavantajları,OS’ler hakkında yapılan kamusal anketlerde belirtilen Rank sistemi vs.
Kısaca özetleyecek olursam ; Eskiden yani android işletim sisteminden önce iphone,symbian ya da java alt tabanlı işletim sistemlerinden birini seçmek durumundaydık.Eee java çok yetersizdi, iphone ise çok pahalı(Ayrıca; yeri gelmişken de belirtmek siterim ki; Apple çok bencil bi firma..Örnek verecek olursam: iphone’dan bi resmi veya müziği arkadaşımla bluetooth aracılığıyla paylaşmak istiyorum diyelim..Arkadaşımda Apple ürünlerinden İpad ipod ya da iphone vb. bi ürün olması gerekiyor ki çektiğim resmi onunla da paylaşayım..)Windows mobile’ı ve blackberry os.’i saymıyorum bile onlar da zaten bi iki modelle sınırlıydı..Eee noldu? yardımımıza çok sayıda program ve oyun uygulamalarıyla symbian koştu…o zamanlar çok meşhurdu: – *.sis ( veya sisx) olm bu uygulama senin telefonun çalıştırmaz:D
Symbian telefon kullanan biri olarak söylüyorum ki; Symbian bi çok alanda android’le yarışabilir ama şu durumda yarışmanın galibi android olacaktır. Çünkü; andorid tam da dokunmatik telefonların revaşta olduğu bi dönemde dokunmatiği çok kolaylaştıran hızlı bi arayüzle karşımıza çıktı..Büyük ekranlı telefonlarda oyun oynama (belki n-gage farklıydı ama o bir istisna) ve nette sörf yapma zevkini ikiye katladı. Bunun yanında linux alttabanlı olması ve açık kaynak kodlu bi yazılım olması (Bi çok kullanıcı bunu kullanmasa ve bi çok firma androidli telefonları satarken bunlara bi lock-unlock sistemi de koymuş olsa bile) ios ve symbian’ı geride bırakmasına yetti de arttı bile.. Samsung,sony-ericsson,htc vb. cep telefonu devi firmaların da kendilerinin geliştirdiği bi işletim sistemi peşine düşmek yerine bu işletim sistemini seçmesi tesadüf olmasa gerek..Ayrıca androidin uygulama sayısının ki bu android market olarak karşımıza çıktı şu an google play adıyla kullanıcılarına hizmet veriyor ; ovi marketi blackberry appsworld vb.lerini çok ama çok geride bıraktığı da su götürmez bi gerçek.
Pazar paylarını gösteren bi pasta dilimini aşağıda paylaşıyorum..Değerler 3 aşağı 5 yukarı her yerde aynı..
Arkadaşlar diyeceğim şu anda android önde ama nokia ve windowsmobile birşeyler yapmaya çalışıyor sony ve ericsson ayrıldı gibi haberler gündemde..Yarın ne olacağı meçhul ama gerçek olan birşey var o da şimdiki şampiyonun ANDROID dolayısıyla Google olduğu:D
]]>
Geçenlerde Vodafone Kampanyasından aldığım telefonun ta kendisi…Telefon alırken hep yeni bi özellik keşfetmek istemişimdir.Ne bilim işte, samsung i200 alırken windows mobile işletim sistemini, i450 symbian 3rd edition, nokia n79 da wifi gibi..Explorer’ı ise android OS deneyimi yaşamak için aldım.özelliklerini aşağıda paylaşacağım zaten ama önce eksi yönlerini söyleyeyim..Şarj süresi(1 gün gibi), Dahili bellek(150 mb) ve Kamera(flaşsız ve 3.2)..Geriye ne kaldı demeyin çünkü GPS,Wi-Fi,HSDPA,Dokunmatiği çok iyi bence…İşlemcisi 600 Mhz overclockla 800 e kadar çıkabilir ama çoğu oyun için 600 de yeterli olacaktır.512 mb ram yeterli gibi.. 3.2 inc ekranıyla küçük şirin bi telefon..Bluetooth 3.0 ve wi-fi 802,11 b/g/n gibi yeni özelliklere de sahip olan telefonumu çok seviyorum ve piyasada şu an yok ;sadece vodafoneda var ama çıkarsa 700-750 tl olacak gibi bi beklentim var..Bana kampanya ile 600 tl’ye geldi.. (24ay*25tl)..Fiyat-performans olarak bakarsak alınabiliritesi yüksek bi telefon…Android çok farklı bi deneyim gerçekten..Bulamayacağınız bi uygulama yok gibi…Ayrıca kişilerinizi facebook,google+ ve twitterla eşleyebiliyor,tüm sosyal ağlarınıza friendsfeed sayesinde anında bağlanabiliyor,yerinizi ve durumunuzu paylaşabiliyorsunuz…he unutmadan 3G’si var ama Görüntülü konuşması yok…!!((Ayrıca bi telefonda küçük gibi görünen ama benim için büyük bi önemi olan en çok dikkat ettiğim şeylerden birisi de jack girişidir..Telefonumuzda 3,5 mm audio jack girişi var..))
| Marka | HTC |
| Model | Explorer |
| Diğer model adı | HTC Pico |
| Form faktör | Candybar |
| Renk | Black |
|
Şebeke
|
|
| GSM şebeke | 3G, EDGE, GPRS, HSDPA (3G), HSUPA |
| Servis | 850, 900, 1800, 1900, 2100 |
|
Bağlantılar
|
|
| Bluetooth | v3.0 with A2DP |
| Kızılötesi | Hayır |
| Wi-Fi(WLAN) | Evet |
| USB | EvetMicroUSB v2.0 |
| Faks / Veri | Evet |
|
Ekran
|
|
| Ana ekran | Color TFT capacitive touchscreen |
| Renkli ekran | 256.000 renkler |
| Boyutlar | 81.2 mm mm. |
| Çözünürlük | 320 x 480 piksel |
| Dış ekran | Hayır |
|
Bellek
|
|
| Dahili bellek | 90MB |
| Harici bellek | 32GB |
| Bellek Kartı yuvaları | 1 |
| Bellek kartı tipleri | MicroSD, MicroSDHC |
|
Temel özellikler
|
|
| Pil | Standard battery, Li-Ion 1230 mAh |
| Bekleme süresi | 485 Saat |
| Konuşma süresi | 7.4 Saat |
|
Arama
|
|
| Tireşim | Evet |
| Foto ID | Evet |
| Melodiler | MP3, WAV |
|
Kamera
|
|
| Kamera | Evet |
| Megapiksel | 3.15 megapiksel |
| Maks. fotoğraf çözünürlüğü | 2048×1536 piksel |
| Dijital zum | Yesx |
| Optik zum | Hayır |
| Otomatik netleme | Evet |
| Flaş | Evet |
| Video kayıt | Evet |
| İkinci (dahili) kamera | Hayır |
|
Mesaj
|
|
| SMS | Evet |
| MMS | Evet |
| T9 metin girişi | Evet |
| E-posta | Evet |
| HTML tarayıcı | Evet |
|
Multimedya
|
|
| FM radyo çalar | Evet |
| Java desteği | Evet |
| Ses çalar | eAAC, MP3, WAV, WMA |
| Video oynatma | H263, H264, MP4, WMV, xVID |
|
Özellikler
|
|
| Melodi ekleme | Evet |
| Ajanda fonksiyonları | Organiser, Voice memo |
| Görüntülü görüşme | Hayır |
| Diğer özellikler | Android OS, v2.3 (Gingerbread), 600MHz Sncorpion CPU, Adreno 200 GPU, Qulacomm MSM7227, SNS, A-GPS, Digital compass, Google Search, Maps, Gmail, YouTube, Google Talk, Picasa, Accelerometer & Proximity sensor, HTC Sense UI v3.5, 3.5 mm audio jack |
|
Format
|
|
| Ağırlık | 108 g. |
| Boyutlar (Y x G x D) | 102.8×57.2×12.9 mm. |
CHP KURULTAYI
Bugünün en konuşulan konusunun CHP Kurultayı olduğu su götürmez bi gerçek. Delege sayısı yeterliydi, dilekçe alındı alınmadı demokratikleşme adına yeni bi adım atıldı veya atılmadı , tüm bunlar tartışmaya açık konular. Tam olarak değişen tüzük maddelerine ve tüzüğün geneline hakim olmadığımdan bunlar hakkında çok yorum yapmayacağım ancak CHP’nin bazı şeyleri hatta çoğu şeyi bu günlerde yanlış yaptığı aşikar.Artık siz bunu ister düşen oylara bağlayın , ister CHP’ nin yaptığı dikkatsiz ve saçma siyasi hamle ve hareketlere veya yapılan provakasyonlara bağlayın bu durum böyle ve umuyorum bu kurultayda bunu biraz olsun düzeltmek adına bi kaç hamle yaparlar. Türkiyedeki en büyük yanlış -tabii ki bu benim yorumum- Muhalefet partilerinin İktidarın almış olduğu kararları sadece kabul etmemeleri ve alternatif çözümler getirmeden yanlış olduğunu söylemeleri.Bir ülkede iktidar partisini takip etme ve aldığı yanlış kararları önleme ana muhalefet ve diğer muhalefet partilerinin görevidir elbet.. Ama Türkiye’de siyaset -yine belirtiyorum benim görüşüme göre ki; ben sadece inşaat mühendisliğinde okuyan bi öğrenciyim siyasetten falan fazla anlamam- demagojiyle,acıtasyonla ve en çok da muhalif tarafların elemanlarının kirli çamaşırlarıyla yapılmakta..Yapılan konuşmalar bir münazara havasında değil de laf atma sataşma gibi..Eee iş böyle olunca da Türkiye’nin aldığı yol bir arpa boyu kadar oluyor…Neyse; bu kadar siyaset yeter, biraz da insanlık ve humanist değerlerden konuşmak için bugünün gündemini meşgul eden ikinci konuya geçmek istiyorum.
Hocalı Katliamının 20.YılındaÖncelikle 20 yıl önce hocalı’da ne olduğunu kısaca bi özetleyecek olursak: Azerbaycan’ın, Ermeniler tarafından işgal altında tutulan Yukarı Karabağ bölgesinde önemli bir yerleşim merkezi olan Hocalı adında bir şehri bulunmaktaydı. Sovyetler Birliğinin dağılmasının bi sonucu olarak Ermenilerin bu bölgeye yaptığı saldırılarda bi artış oldu.Bu olay en son 1992 yılının şubat ayında doruğa ulaştı ve içinde kadın, çocuk ve yaşlıların da bulunduğu 600 den fazla Türk şehit oldu.
Ve sonuçta çok büyük bi insanlık ayıbı olan bu üzücü katliam maalesef vuku buldu. İşte bugün bu zulme karşılık olarak güzel yurdumuzun bir çok köşesinde ve yurt dışında “bilinçli” halkımız bu mitingleri düzenlediler sağolsunlar. İşte, biraz da hakikatı olmayan ermeni katliamına tepkiden olsa gerek Ermenilere olan nefret bi nebze daha arttı bi nebze daha körüklendi…Ermenilerin Türklere yaptığı ağza alınmayacak işkence ve insanlık dışı muamelerle dolu mezalim benim bir kaç kere rast geldiğim Osmanlı arşivlerinde mevcut.Üstüne üstlük hocalı katliamı da var.. Buna rağmen bu iki halk arasındaki düşmanca tavrın sürmesine neden olan bu tutumu çok ama çok yadırgıyorum. Bu mesele özür ve tazminatla tatlıya bağlanmalı artık…
Artık gündemin daha doğrusu gündemimin son maddesi olan BJK-GS maçına gelecek olursak; TT Arena’da oynanan maçı ev sahibi takım olan GS 3-2 kazandı. Maalesef – bir BJK’li olarak üzülerek söylüyorum- BJK kaybetti. Bu arada bi dipnot olarak belirtmem gerekmese de Trabzon’da izlediğim derbide her zaman olduğu gibi hiç duymadığım küfürler havada uçuşuyordu.Tamam buna alıştım da garibime giden BJK-GS maçında ya da başka maçlarda en çok küfür yiyen tarafın FB olması. Kalın sağlıcakla ; )
]]>Bizi
WAKE UP HUMAN RACE. All of us are the brothers and the sisters. We have the power to finish all of the wars and the darkness. If we do not wake up, we will be too late and the darkness will arise… Diye bi yazıyla karşılayan bir websitesinde bugün 15 gibi sona erecek bi sayaç’ta bulunuyor.
İlk başlarda illuminati.org’da yayınlanan bu yazı (zannımca) overload’dan dolayı 7december diye bi siteye taşınmış gibi..
Henüz bu geri sayım tam bi merak konusu olmasına rağmen; o saatte bi yere çok büyük bi saldırı olacak ya da bi afet olacak şeklinde yürütülen çok sayıda komplo teorisi ortalıkta geziniyor.

jobs çok iyi bi insan mıydı, bilmiyorum ama kesinlikle bu dünyaya teknoloji alanında kazandırdıkları küçümsenemeyecek kadar çok. Hayatını çok yakından takip etmeyen birisi olarak Hayalci, dinamik ve geleceği net gören nadir kişilerden olduğunu söyleyebilirim sadece.Geçtiğimiz aylarda kanser olduğu haberi insanları üzmüştü ama ölüşü kesinlikle kimilerimizi derinden yaraladı(Özellikle bizim yenmiş elmayı:) ). Apple’ın her ne kadar gerek yazılım gerekse donanım olarak bencil firma olarak görsem de en azından Steve’in bi fotosunu şirketin anasayfalarına koymaları beni sevindirdi. hatta resme tıklayınca görüşlerinizi ve duygularınızı gönderebileceğiniz rememberingsteve@apple.com diye e-mail adresi bile çıkyor.Artık bunları derleyip bi kitap falan mı yaparlar bilmiyorum ama Steve’in kanser olması bile apple hisselerinde büyük bi dalgalanmaya sebep olmuştu ölümünü varın siz düşünün.Herkes şimdiden hisseleri elinden çıkarmıştır bile. Hee belkide ölen sanaçıların (Amy Winehouse, michael jackson ve barış manço gibi) albümlerinin Best seller olması gibi apple da bi patlama yaşayabilir mi? Açıkcası bilmiyorum ama yine de öyle bi ihtimal yok değil.
Neyse; insanlık büyük bi girişimciyi bi dahiyi apple ise; beynini kaybetti. Başımız Sağolsun..
]]>
İNŞAAT SEKTÖRÜNDE CİRO YÜZDE 10.5, ÜRETİM YÜZDE 13.1 ARTTI
-İnşaat sektöründe ciro 2011 yılının ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10.5 artışla 133.9`a yükselirken, inşaat sektöründe üretim yüzde 13.1 artışla 137.1`e ulaştı. ANKARA (ANKA) – İnşaat sektöründe ciro 2011 yılının ikinci çeyr
ANKARA(ANKA) – İnşaat sektöründe ciro 2011 yılının ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10.5 artışla 133.9`a yükselirken, inşaat sektöründe üretim yüzde 13.1 artışla 137.1`e ulaştı. Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK), İnşaat Ciro ve Üretim Endeksleri 2011 Yılı 2. Dönem verilerini açıkladı. TÜİK`in NACE Rev.2`ye göre hesapladığı 2005=100 temel yıllı, Üç Aylık İnşaat Sektörü Ciro Endeksi 2011 yılı 2. döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10.5 artışla 121.2`den 133.9 değerine ulaştı. Bina İnşaatı Sektörü Ciro Endeksi yüzde 11.6 artarak 113.5`ten 126.7`ye, Bina Dışı İnşaat Sektörü Ciro Endeksi yüzde 9 artarak 133.5`ten 145.5`e yükseldi. İnşaat Sektörü Ciro Endeksi 2. çeyrekte bir önceki çeyreğe göre göre yüzde 66.4 artış gösterdi. Bu dönemde Bina İnşaatı Sektörü Ciro Endeksi yüzde 48, Bina Dışı İnşaat Sektörü Ciro Endeksi yüzde 111.3 arttı.
-İNŞAAT SEKTÖRÜNDE ÜRETİM YÜZDE 13.1 ARTTI -
NACE Rev.2`ye göre hesaplanan 2005=100 temel yıllı, Üç Aylık İnşaat Sektörü Üretim Endeksi 2011 yılı 2. döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13.1 artışla 121.3`ten 137.1`e yükseldi. Bu dönemde Bina İnşaatı Sektörü Üretim Endeksi yüzde 15.5 artarak 112.1`den 129.5`e, Bina Dışı İnşaat Sektörü Üretim Endeksi yüzde 4.6 artarak 169.1`den 176.9`a yükseldi.
İnşaat Sektörü Üretim Endeksi 2 ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe göre yüzde 33.6 artarken, bu dönemde Bina İnşaatı Sektörü Üretim Endeksi yüzde 35.2, Bina Dışı İnşaat Sektörü Üretim Endeksi yüzde 27.8 artış gösterdi.
Basında yer alan habere göre ki- bu haber ntvmsnbc , yahoo, Sun ve hollywood Reporter gibi büyük sitelerde de yer aldı, seattle da yaşayan bi adam tarafından e-bay’de abartılı bi fiyata satılmaya çalışılan( 1. dünya savaşı yaşanan yıllarda )1870lerde çekilen yukarıda görmüş olduğunuz fotoğraf Nicolas Cage’e ait.
Hatta; bazı kişiler olayı abartıp Cage’in LosAngeles’da bi şatoda oturduğunun bunun bi kanıtı olarak göstermekle kalmayıp, son 10 yılda oscarlı aktörün yaşlılık emarelerinin artmasına (saç ve sakal beyazlaması,kırışıklar) daha az kan içmenin neden olduğunu savunuyorlar.Üstüne üstlük e-bay de bu fotoyu satmak isteyen adam 75 yılda bir Cage’in kendini yenilediğini yani tekrardan gençleştiğini iddia ediyor..YUH!!!
Artık, insanlar okudukları kitapların mı etkisinden yoksa izledikleri filmlerden midir bilinmez Medyada yazan herşeye inanır oldular..Mesela; Bu olay twitterda TT olmuş bi çok sitede ve kanalda yayınlanmış..Ve atılan tweetlerde bu olayın gerçek olduğuna dair..LAN! Kendinize gelin..
]]>
Lisede hem okulda hem de kaldığım yurtta bilgi yarışmalarına katıldım(Acizane bi kupa aldık bi kaç da madalya hediye vs.). Yine lisede Bilim şenliğine kimya dalında katılmışlığım var.Tüm ilkokul ortaokul ve lise hayatımda her dönem takdir aldım.İyi alışkanlıklarımdan biri de(hatta tek iyi alışkanlığım da denebilir:D) iyi kitap okurum.Sinema ve tiyatrosuz yapamam.Ee tabi için işine sinema kitap girince bi de müzik var ama sadece dinlerim ben..Üniversitede pek bi okul başarım olmasa da sosyal yönüm iyidir konferans bilişm konuşma hitabet vs.Aaa bak şeyi unutuyodum blogger ve webmasterım da aynı zamanda gerçi bu webmaster unvanı biraz şaşalı oluyo sadece web design la ilgileniyorum 15-20 site yapmışlığım var.Bu arada gezmeyi çok severim.İngilizcem iyidir ama bi türlü yurt dışına çıkmaya fırsat bulamadım (orası başka tabii)..1990 20 şubat doğumlu olup yaşımdan bi beş fazla gösterdiğim söylenir.Ktü inşaat mühendisliğinde halen okumaktayım.2013′te mezun olacak gibiyim.ee şimdilik bu kadar..
]]>Devlet Su İşleri (DSİ) 26. Bölge Müdürü Muammer Keleş, Deriner Barajı’nın yüzde 93′lük kısmının bittiğini söyledi.
Devlet Su İşleri (DSİ) 26. Bölge Müdürü Muammer Keleş, Deriner Barajı’nın yüzde 93′lük kısmının bittiğini söyledi. Keleş, inşaat bittiğinde yükseklik bakımından Deriner’in dünyanın üçüncü, Türkiye’nin ise en yüksek barajı olacağını vurguladı.
DSİ 26. Bölge Müdürlüğü’nde düzenlenen basın toplantısında Çoruh Nehri üzerine kurulan barajlar hakkında bilgi verildi. Toplantıda konuşan DSİ 26. Bölge Müdürü Muammer Keleş, Çoruh Havzası üzerinde nehir tipi toplam 31 adet hidroelektrik santrali inşa edilmesinin hedeflendiğini belirtti. Çoruh Nehri’nin Türkiye’nin en hızlı akan nehri olduğunu vurgulayan Keleş, nehrin yıllık ortalama 6,3 milyar metreküplük akış hacmine sahip olduğunun altını çizdi. Çoruh Vadisi kolu üzerinde 1962 yılında başlanan etüt çalışmaları sonucu 10 adet baraj ve yan kollar üzerinde 21 adet baraj ve nehir tipi hidroelektrik santrali olmak üzere toplam 31 adet tesis yapılmasının planlandığını dile getiren Keleş, “Çoruh Nehri’nin enerji üretebilecek toplam düşüşü ise 1420 metredir. Havzada EİE tarafından yürütülen çalışmalar sırasındaki 31 adet projenin toplamda kurulu gücü 3167 MW, yıllık enerji üretimi ise 10,3 milyar KWh olarak planlanmıştır. 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile özel sektörün su kullanım hakkı anlaşmaları yolu açıldıktan sonra gelen proje teklifleri ile Çoruh Havzası’nda 10 adedi ana kolda, 2 adeti Berta kolunda, 2 adeti Oltu kolunda, 1 adeti Barhal kolunda olmak üzere toplam 15 adet baraj ve 163 adet nehir tipi HES planlanmıştır. Bu projelerin toplam kurulu gücü 4 698 MW, yıllık enerji üretimi ise 15,12 milyar kWh’ tir.Çoruh Havzası’nda, yılda 15,12 Milyar KWh yıllık enerji üretimi gerçekleştirilecektir.” dedi.
Keleş, temeli 1998 yılında atılan Deriner Barajı inşaatının ise yüzde 93′lük bölümünün tamamlandığını dile getirerek, “Temelden itibaren 249 metre yüksekliğe inşa edilecek baraj gövdesine toplam 3.4 milyon metreküp beton dökülecek. Şimdiye kadar 3.18 milyon metreküp beton döküldü. Barajın gövde inşaatını Eylül ayında bitirmeyi hedefliyoruz.” diye konuştu. Barajın çift eğrilikli beton kemer modeli ile inşa edildiğini ifade eden Keleş, “Bittiğinde yükseklik bakımından dünyanın üçüncü, Türkiye’nin ise en yüksek barajı olacak. Hidroelektrik santraliyle yıllık 2 milyar 118 milyon kilovat saat elektrik üreterek, Türkiye’nin enerji ihtiyacının yüzde 1,5′ini karşılayacak. Barajın kurulu gücü ise 670 megavattır.” diye konuştu.
Barajlar dolayısıyla sular altında kalacak yollarla ilgili de bilgi veren Keleş, “Artvin-Erzurum Karayolu 11.4 kilometre, Artvin-Erzurum Devlet Yolu 1, 2 ve 3. kısım 28 kilometre, Artvin-Ardahan Devlet Yolu 11.5 kilometre, Artvin-Ardanuç Devlet Yolu 8.7 kilometre, Artvin-Ortaköy il yolu 2.5 kilometre olmak üzere toplam 62.1 kilometre yol ağımız baraj suları altında kalacak. Ayrıca barajdan dolayı yeni yaptığımız yollar üzerinde 13 bin 16 metre uzunluğunda toplam 22 adet tünel, 5 adet dengeli konsol köprü, 3 adet viyadük, 11 adet köprü inşa ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Toplantıya; Vali Mustafa Yemlihalıoğlu, İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Mehmet Nasif, İl Emniyet Müdürü Muhsin Armağan, DSİ 26.Bölge Müdürü Muammer Keleş, ulusal ve yerel basın temsilcileri katıldı.
Dün 15:23 Pazartesi internet haber
Ülkemizde her zaman olduğu gibi bugün de gündem dolu..Yalnız heralde gündemi en çok meşgul eden Fenergenekon başlığı altında Şaibe olayları olsa gerek..Aziz Yıldırım ve bi çok ünlü futbolcu göz altına alındı..
>>>>>
>>>>>
>>>>>
>>>>>
>>>>>
>>>>>
He bu arada dün Usta oyuncu (benim için türk sinemasında en başta gelir.) Kemal Sunal’ın 11. ölüm yıldönümüydü.Saygıla anıyorum üstadı burdan..
>>>>>
>>>>>
>>>>>
>>>>>
>>>>>
>>>>>
Ayrıca c.tesi günü bizim şantiyede de bi kaza oldu..Kamyonu sollamaya çalışan içinde 2 bayan bi de bebek bulunan Ford Focus bariyerleri parçalayıp bizim temel güçlendirme için açtığımız çukura düştü hemde kazık demirlerinin tam önüne..Yaralı falan yok..herkes çok iyi..araba pert o kadar.
Onu da geçtim bugün Beylikçayırı Viyadüğü(hemen Esenyurttan Hazarfen havaalanına giderken eskiyolun kenarında millet orda balık malık tutyo hani) temel kazmaları için de bi firmayla anlaştığımızı belirtmek isterim.
Tekrar ülke gündemine dönecek olursak şimdi gördüm:Aziz Yıldırım’ı hastaneye kaldırmışlar ayrıca Fener hisseleri de taban yapmış..
He bi de gereksiz bi gündem ayrıntısı da var: Geçen Ali Taran’la Ayşe Özbilmem ne evlenmiş..Onu da gündemde yer aldığı için buraya ekliyorum.aralarında 27 mi ne yaş varmış ama aşkın yaşı olmazmış..
Bir de BBP’nin yeni Genel Başkanı Mustafa destici oldu.
Ayrıca yeni bi milli tüfek çıkmış galiba..
Neyse benden bu kadar..Hadi kalın sağlıcakla..
]]>